YÖK kontenjanları artık iş piyasasının nabzına göre belirlenecek
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite kontenjanlarının belirlenmesinde köklü bir anlayış değişikliğine gidildiğini duyurdu. Buna göre artık öğrenci alımları, ülkenin kalkınma hedefleri ve dijital dönüşüm süreçleriyle uyumlu şekilde planlanacak.
Özvar, kontenjanların yalnızca akademik kaygılarla değil, aynı zamanda iş gücü piyasasının gerçek ihtiyaçları ve stratejik sektörlerin talepleri gözetilerek şekillendirileceğini vurguladı. Yani mesleklerin geleceği, bölümlerin açılıp kapanmasında belirleyici bir kıstas olacak.
Peki bu yaklaşım gençlerin kariyer yolculuğunu nasıl etkileyecek? Özellikle teknoloji, yapay zekâ ve yeşil enerji gibi alanlarda yetişmiş insan kaynağına olan ihtiyaç artarken, üniversitelerin bu dönüşüme ayak uydurması bekleniyor. Aksi halde diploma alan gençler ile aranan nitelikler arasındaki uçurum daha da derinleşebilir.
Bu adım, eğitim ile istihdam arasındaki kopukluğu azaltmaya yönelik atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak uygulamada hangi sektörlere öncelik verileceği, kontenjanların illere nasıl dağıtılacağı ve mevcut bölümlerin durumunun ne olacağı soruları hâlâ yanıtını arıyor.
Sizce üniversite tercihleri yapılırken iş piyasasının talepleri ne kadar belirleyici olmalı? YÖK'ün bu yeni planlama anlayışı, gençlerin hayalindeki mesleklerle gerçekler arasında bir denge kurabilecek mi?

